Ahoj, Praha!

Prag Tarihçesi

Efsaneye göre geleceği görebilme yeteneği olan güzeller güzeli Slav Prenses Libuse gönlünü sıradan bir köylü olan Premysl’e kaptırır. Ondan Elbe Nehri’nin bir kolu olan Vltava Nehri kıyısında bir kent kurmasını ister. Böylece Prag’ın bir gün Altın Şehir olarak bilineceğini öngörmüş ve burada ülkeyi yüzyıllarca adalet ve refahla yönetecek olan ilk hanedanın da temelini atmış olur.

9. yy. sonlarında Hristiyanlığı kabul eden hanedan Bohemya’nın da kurucusu olmuştur. 14.yy.’a kadar sınırlar genişletilir, refah seviyesi yükseldiği için nüfus oldukça artar, kent işlek bir ticaret merkezi haline gelir ve hatta ekonomi o kadar iyiye gider ki Prag parası uluslararası alanda kullanılan bir para birimi haline gelir. Ancak entrikalar ve suikastler hanedanın peşini bırakmaz ve sonunda yine bir suikaste kurban giden Kral III. Vaclav ile Premyslid soyu tarihe karışır.

Kiliseye yakınlığı sayesinde başpiskoposluk bölgesi ilan edilen Prag, Bohemya’nın yanında Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nu da yönetecek olan ünlü kral IV. Karl tarafından oldukça geliştirilir. Bugün bile hayralıkla baktığımız Aziz Vitus Katedrali, Karl Köprüsü gibi ünlü yapılara onun zamanında başlanır ve Orta Avrupa’nın ilk üniversitesi kurulur.

Ancak kendisinden sonra başa geçen oğlu bu yükselişi devam ettiremez. Jan Hus adındaki rahibin Katolik Kilisesi baskısına ve aşırılıklarına karşı yaptığı bir konuşma sonrası oluşan ve iyi yönetilemeyen kriz gittikçe büyür. Aforoz edilen ve ardından da kazığa bağlanarak yakılan Hus’un reformist fikirleri gittikçe yayılır ve tarihte Husçuluk olarak bilinen bir akım başlatır. Husçuluk Savaşları oldukça fazla kan dökülmesine neden olur. 15.yy.’da tahta çıkan Podebradyli Jiri, Husçuların yanında yer alınca aforoz edilir ve Prag da böylece gözden düşmeye başlar.

16.yy. sonlarına doğru tahta çıkan Katolik Habsburg Hanedanı başkenti Viyana’dan Prag’a taşır. Getirilen Rönesans yapıtları ile yeniden güzelleşmeye başlayan kentte bilimsel çalışmalar da hız kazanır. Bu dönemde simyacılığın da oldukça ilerlediği rivayetler arasındadır. Bu arada dinsel çekişmeler durulmaz ve halkın büyük bölümü Protestanlığı benimser. Bu mezhebe de dinsel özgürlük tanıyan bir ferman yayınlanmış olsa da uzun süre yürürlükte kalmaz. Pencereden atılma olaylarının moda haline gelmesi de bu çekişmeler zamanına rastlar. Çıkan bir ayaklanmada tahttan indirilen Ferdinand öcünü çok kanlı bir şekilde alır ve Katolikliği tek yasal din haline getirir. Baskılara dayanamayan Protestan halk kenti terk edince yapılarda barok rüzgarları esmeye başlar. Almanca’nın resmi dil olarak ilan edilmesi üzerine başlayan çekişmeler geçtiğimiz yüzyıla kadar devam eder.

18.yy.’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun parçası haline gelen kentte milliyetçi duygular öne çıkmaya başlar. I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan ülkeden bağımsız bir Çekoslovakya Cumhuriyeti olarak ayrılır. Ancak şimdi de önlerinde II. Dünya Savaşı’nın zorlu sınavı vardır. Kentte Almanca konuşan oldukça fazla insan olmasından mıdır bilinmez, Hitler müttefiklerinden kenti kendisine bırakmalarını ister ve gözdağı vermek için yanlışlıkla attığını söylediği birkaç bomba dışında kente hiç zarar vermez. Hitler’e teslim olan Çekoslovakya altı yıl Alman işgalinde kalır.

Kızıl Ordu tarafından işgalden kurtarılan ülkede parlamenter seçimi komünistler kazanır. Birkaç yıl sonra politik olarak liberalleşmeye çalışan ülkenin reform hareketlerine verilen isim olan Prag Baharı, Vaclav Meydanı’na SSCB ve Varşova Paktı tanklarının girmesiyle son bulur.

1989 yılında gösteri yapan öğrencileri coplayan polise tepki olarak aynı meydanda bir araya gelen ve komünizmin baskısını protesto etmek için evlerinin anahtarlarını sallayan binlerce insan bir gecede rejimin düşmesini sağlar. Kansız olması nedeniyle bu olay Kadife Devrim adını alır.

Ülkenin Çek ve Slovakya olarak ikiye bölünmesi de olaysız ve aynı şekilde kansız olur. 1993’te kurulan Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag olur ve ülke 2004 yılında Avrupa Birliği’ne katılır.


 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir