Viva Barca!

Barselonalılar

Bu konu açılır açılmaz çoğumuzun aklına kuşkusuz Katalanlar ve İspanyollar arasındaki siyasi gerilim geliyor çünkü özerk bir bölge olan Katalonya’nın bağımsızlık istemiyle yaptığı gösteriler yakın zaman önce bizim de basınımıza yansıdı. Hurafe boyutunu almış halden sözden anlamayan, agresif bir Katalan halkının söylentileriyle de sık sık sosyal medyada karşılaşıyoruz. Ama şimdi ben size tam da tersini anlatacağım. Hani yurt dışına çıktığımızda en çok yakınmayı sevdiğimiz konulardan biri alışmış olduğumuz misafirperverliği bulamamaktır ya, işte bu seyahatinizde ondan mahrum kalacaksınız. Çünkü komşumuz Yunanistan’dan sonra sizi en sıcak karşılayacak insanları Akdeniz’in diğer ucunda bulacaksınız.

İspanyolların çoğu gayet düzgün bir İngilizce konuşurken Katalanların sadece kendi dillerini kullandıkları ve İspanyolca duyduklarında ters davrandıkları da bu hurafelerden biri. Belli bir yaşın üstünde olup hayatında kullanma gereği duymadığı için İngilizce ve İspanyolca bilmeyen bir kesim var ancak bu ihtiyacınız olduğunda sizden yardımlarını esirgeyecekleri anlamına gelmiyor. Fiziksel açıdan bize olan benzerlikleri gibi mimik ve jestlerimiz de o kadar benzeşiyor ki Türkçe bile konuşsanız büyük ölçüde anlaşmanız mümkün. Hatta yeterince süre kalıp insanlarla diyaloğa geçtiğinizde bir süre sonra “Az önce hangi dilde konuştu bilmiyorum ama söylediklerini gayet net anladım.” diye siz şaşırabilirsiniz, ben şaşırmam. Zira bu bizzat yaşayıp çokça da dinlediğim bir olay.

Genç nüfus ise üç dile de hakim. Ancak bu duygusal, tez canlı ve idealist toplum aynı zamanda kültürlerine sahip çıkma konusunda da çok hassas oldukları için ağzınızdan çıkacak birkaç Katalanca kelimenin yaratacağı etki gerçekten görülmeye değer. Bir de FC Barcelona’nın doğuştan taraftarı olmaları var ki, bu tutkularını da paylaşırsanız kan kardeşi oldunuz demektir. Kişisel olarak 2012 yılı başlarında bölgelerinde boğa güreşlerini yasaklamış olmalarından dolayı kendilerini büyük takdir ettiğimi de eklemek istiyorum.

Kentin turizm konusundaki profesyonelliğinin de hakkını vermek lazım. Ulaşım konusundaki kolaylığı, gezeceğiniz her yere önceden alabileceğiniz online bilet sisteminin kusursuz işlemesi, turistik bölgedeki restoranlarda garsonların iyi İngilizce konuşuyor olması, gezi rehberi niteliğindeki broşürlerin indirim koçanlarıyla beraber her an her yerde karşınıza çıkması, otel görevlilerinin siz daha valizinizle ufukta görünür görünmez rehberliğe başlayıp sormasanız da dönüşünüzde havaalanı ulaşımınız için tüm detayları verene kadar devam eden ilgileri ve tabii ki yerel halkın turist yoğunluğundan bıkmış olsa da yardımseverliğini esirgememesi kendinizi çok da yabancısı olmadığınız bir yere gelmiş hissetmenize neden olacak.

Maalesef söylentilerden biri var ki gerçekçi görünmese de hiç de abartılmadığını belirtmek durumundayım. Yankesicilik ciddi bir maharet haline geldiği için tatsız bir durum yaşamamak adına mümkünse para ve pasaport gibi önemli eşyalarınızı giysilerin içine asılan minik çantalar gibi bir çözümle taşımanızı öneririm. Ya da özellikle metro, müze, giriş kuyrukları ve La Rambla gibi kalabalık yerlerde sırt çantanızı önünüze doğru asmanız yararlı olacaktır. Kimse göz göre göre elinizden çantanızı zorla almaya çalışmaz ancak o kadar size hissettirmeden cüzdanınızı bulup çıkarırlar ki panik ve endişenize bir de hayret duygularınız karışabilir.

Her ne kadar ekonomik krizle uzun süredir baş etmeye çalışıyor olsalar da çoğu ücretsiz ve kalanı da düşük ücretli olan eğitim, sanat, kültür ve kent hayatı olanakları sayesinde oldukça ileride olan ilginç bir toplumla karşı karşıyasınız. Bulduğunuz her sohbet etme fırsatını değerlendirin derim.


İspanya seyahatinizde işinize yarayacak İspanyolca temel ifadeleri buradan ve

Katalanca temel ifadeleri buradan öğrenebilirsiniz.


 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir