Altın Post bahane Barselona şahane

Barselona Tarihçesi

Tarihi, bugünkü El Raval bölgesindeki kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla MÖ 5000 yılına kadar giden kenti Fenikeliler, Yunanlar ve hatta Keltler yerleşim yeri olarak kullanmıştır. Efsaneye göre Altın Post’u arayan Jason ve Argonotlar’a katılan Herkül, dokuz gemi ile Akdeniz’e açılır. Fırtınada kaybolan gemilerden birini Katalan sahillerinde parçalanmış olarak bulur. Şaşırtıcı şekilde mürettebatın tümü sağ salim kurtulmuştur ve buradaki küçük bir kasabaya sığınmıştır. Herkül bu güzelliği dillere destan kasabaya “Dokuzuncu Gemi” anlamına gelen “Barca Nona” adını verir. Daha çok kabul gören bir rivayete göre ise ünlü Kartacalı general Hannibal’ın babası Hamilcar Barca MÖ 3. yüzyılda buraya bir üs kurar ve kentin özgün adı olarak bilinen Barcino da buradan gelmektedir.

MÖ 1. yüzyılda İber Yarımadası’nın tamamını fetheden Romalılar bugünkü Barri Gotic bölgesinde devlet binalarının içinde bulunduğu bir kale inşa ederler. Kendi kültür, dil ve hukuklarının yanında MÖ 1. yüzyıldan sonra Hristiyanlığı da burada yayarlar. Kent, 6. yüzyılda uzun süre başkentlik yapacağı Vizigotlar tarafından Romalılardan alınır ve 8. yüzyılda ise Endülüs Emevi Devleti’nin topraklarına katılır. 9. yüzyılda Fransızların işgalinden sonra çoğalmaya başlayan kontlar kendi özerkliklerini ilan etmeye başlarlar. Bu akım bir sonraki yüzyılda bağımsızlığın ilan edilmesine kadar gider ve Katalanlar tarafından hala ulus devletin doğuşu olarak kutlanmaktadır. Evlilikler ve askeri başarılar sayesinde sınırları gittikçe genişleyen devlet Aragon Krallığı ile birleşir ve 12. yüzyılda en parlak dönemini yaşayan bir imparatorluk haline gelir. Ticarette diğer Akdeniz kentleri ile boy ölçüşürken ilk parlamentosunu kurar, mimari, bilim ve sanat alanında büyük gelişim yaşanır.

Ancak 15. yüzyılda Kral Fernando’nun Kastilya Kraliçesi ile evlenmesi bu ilerlemeyi durdurur ve Katolik hükümdarların yönetimindeki İspanya kurulur. Kentin yapılanmasında büyük rol oynamış olan Yahudi Cemaati sürülür. İspanya’nın gelişiminden nasibini bir türlü alamayan Katalonya, Amerika’nın keşfi ile gelen ticari büyümeden muaf tutulur ve gittikçe kan kaybeder. İspanya Veraset Savaşı’ndan büyük yara alır, Barselona’nın ayrıcalıklarına son verilir, parlamento dağıtılır ve hatta Katalanca’nın resmi kullanımı yasaklanır. 19. yüzyıl başlarında girdiği Napoleon’un egemenliğinde yeniden duraklama dönemine girmiş olsa da sonrasında kent hızla sanayileşmeye başlar. Genişlemeye olanak vermesi için Ortaçağ duvarları yıkılır ve bugünkü Eixample, Paris’in ızgara planı örnek alınarak inşa edilir. Fabrikalar, meydanlar, Katalan Modernizmi akımını yansıtan malikaneler yapılır. Katalan kültürünün de gelişmesine olanak tanıyan bu döneme Katalan Rönesansı adı verilir.

Endüstriyel gelişme işçi sınıfının oluşumunu ve böylece de kaçınılmaz olarak siyasi ve toplumsal çatışmaları beraberinde getirir. Bugünkü Sosyalist Parti ve İspanya’nın en büyük sendikası kurulur. 1931 yılında İspanya’da İkinci Cumhuriyet’in kurulmasının ardından durulmayan sular 1936 yılında İspanyol İç Savaşı’nın çıkmasına neden olur. Kent uzun süre Özerk Katalonya Hükümeti’nin cumhuriyetçi kalesi olarak kalmış olsa da 1938’de Mussolini yönetimindeki İtalya’nın ağır bombardımanına maruz kalıp savaş sonunda General Francisco Franco yönetimine girer ve bir kez daha zor günler yaşamaya başlar. Savaş sona erdiğinde çocuklar da dahil binlerce insan çarpışmalarda ölmüş, idam edilmiş, binlercesi ülkeden sürülmüş ve ünlü Barselona Katedrali de dahil birçok önemli yapı ağır hasar görmüştür. Diktatör Franco, Katalonya’nın tüm özerk kurumlarını fesheder ve bölge içine girdiği karanlık dönem boyunca Avrupa’dan kopuk yaşar.

Tüm bu gelgitlerin sonunda Franco’nun ölümü ardından kurulan parlamenter demokrasi ile 1978’de kabul edilen yeni anayasayla Katalonya Özerk Yönetimi kurulur, başkenti Barselona ve resmi dili de yeniden Katalanca olur.  Gelişen turizmin etkisiyle yeniden güçlenen kent İspanya’nın 1986’da Avrupa Birliği’ne girmesiyle yalnızlığından da kurtulmuş olur ve 1992 Yaz Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptığında nasıl küllerinden doğduğunu tüm dünyaya gösterir. Katalanların bir kısmının özerklik verilmesini yeterli bulurken bir kısmının ise tam bağımsızlık istemesi şeklindeki fikir ayrılıkları hala devam etmektedir.


 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir