Barri Gotic

BARRI GOTIC

Barselona’nın en eğlenceli yanı herkesin tatil beklentisini tatmin edecek bir yönü olması. Gotik Mahalle kökleri 4. yüzyıla uzanan yüzüyle tarih severler için adeta bir cennet. Kentin bu bölümünde zamanınızın çoğunda büyük bir keyifle avare avare etrafa bakınarak sokakları gezecek ve her adımda fotoğraflamak isteyeceğiniz karelerin önünüzde oluşuverdiğini göreceksiniz. Bu nedenle tavsiyem burayı özel olarak ayırdığınız günlerin dışında da fırsat buldukça yemek ya da eğlence için bile olsa yeniden geleceğiniz bir uğrak noktası haline getirmeniz.

Joan Miro ve Picasso gibi ünlü sanatçıların hayatlarının bir bölümünü geçirmiş oldukları şehrin bu bölümü Katalan Gotik Mimarisi’nin göz alıcı mimari eserleriyle doludur. Günün her saati hareketli olan daracık sokakları bir anda sizi devasa bir katedralin önüne çıkarır. Sokaklarla uyumlu minicik ve rengarenk dükkanlar arasında keyifle kaybolabilirsiniz. Bölgenin bir diğer güzel tarafı da oldukça hesaplı konaklama imkanı ve restoranlar sunmasıdır.

Nasıl Gidilir

Basitçe söylemek gerekirse La Rambla’nın doğusu, Plaça de Catalunya’nın denize kadar olan kesiminden oluşur. Yine La Rambla’ya ulaşmak için kullanabileceğiniz metro istasyonları dışında Jaume I istasyonu da sizi bölgenin doğu ucunu oluşturan Via Laietana adındaki geniş ana caddeye çıkaracaktır.


Santa Maria Del Pi

Liceu metro istasyonundan çıkıp birkaç adım sahile doğru yürüdükten sonra hemen solda içeri doğru hafif kıvrılarak devam eden yolu takip edin. Kısa bir süre sonra Plaça del Pi adındaki ufak meydanın karşısında bulunan Santa Maria Del Pi Bazilikası sağınızda kalacaktır. 14. yüzyıldan kalma bu gotik yapının ön cephesini türünün en büyük örneklerinden biri olan gösterişli bir gül pencere süsler. Bazilika bünyesinde Katalan mücevherlerinden oluşan bir hazine, sekizgen yapısıyla dikkat çeken bir çan kulesi, küçük bir bahçe ve mahzen mezar da bulunmaktadır. Tümünü gezmek için ödemeniz gereken tutar 8.50€ iken sadece bazilikaya girmek isterseniz bu tutar 4€ olacaktır. Bazilika 10:00 – 18:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.


Barselona Katedrali

Rivayete göre Romalılar henüz sadece on üç yaşında olan Azize Eulalia’yı yakalayıp Hristiyanlığı seçtiği için cezalandırmak üzere çırılçıplak soyar, meydanın ortasına bağlar ve ölüme terk ederler. Mevsim bahar olmasına rağmen birden kuvvetli bir kar yağışı başlar ve azizenin tüm vücudu karla örtülür. Ancak bu Romalılar için pek bir anlam ifade etmez ve onu bu kez bıçakları sapladıkları bir varilin içine koyar ve kentin dört bir tarafında bu şekilde gezdirirler.

Azize Eulalia’ya adanan ve Eski bir Vizigot kilisesinin yerine yapılmış olan Barselona Katedrali kentin diğer bilinen yapılarının arasında önemi ve güzelliği atlanarak sona bırakılır hep. Oysa görür görmez insanın iliklerine işleyen tarihi ağırlığı ve ihtişamlı neo gotik tarzıyla mutlaka zaman ayrılıp görülmesi gereken yerlerin başında gelir.

Santa Maria Del Pi’yi geçtikten sonra hafif hafif kıvrılarak devam eden ara yolda ilerlemeye devam edin. Yol sizi bu görkemli katedralin eteklerinde göz alabildiğine uzanan Plaça Nova‘ya çıkacaktır. Meydanın bir tarafı ana yol kıvamındaki Via Laietana ile birleştiği için kentin bu bölümünde gezinirken ister istemez yolunuz buraya sık sık düşecektir. Bölgedeki en büyük meydan olduğu için birçok etkinliğin burada yapılıyor olması, özel günlerde kurulan büyük pazarlar, günün her saati sokak sanatçılarının en fazla görülebildiği yer olması gibi birçok etken bir araya gelince katedralin tam karşısında sıra sıra dizilmiş kafelerde oturup etrafı izlemek adeta zaman ayrılası bir eylem haline gelir. Üstelik tüm Avrupa’nın çok iyi başardığı gotik mimariyle ışıklandırmanın şairane ortaklığı sayesinde gündüz gözüyle halihazırda sizi sersemletmiş olan görkemli ön cephe gece olunca nutkunuzun tutulmasına neden olur.

İnşasına 1298 yılında başlanmış olan katedral gotik mimarinin en heybetli örneklerinden biridir ancak ön cephenin tamamlanması 19. yüzyılın sonlarını bulmuştur. İçeri girdiğinizde oymalarla süslenmiş devasa orgun başında biri varsa bu büyüleyici ana tanıklık edeceğiniz için gerçekten şanslısınız demektir. İç mekanda kaburga tonozların birleştiği yerlerdeki Katalan tarzı oymalar narin sanat anlayışıyla insanda hayranlık uyandırır. Ahşap oymalarıyla dikkat çeken bir diğer kısım da gotik koro sıralarıdır.

Sunağın hemen arkasındaki şapellerde bulunan Katalan Gotik altar panoları ve şehrin koruyucu azizesi Santa Eulalia’nın mezarı kaçırılmamalıdır. Buradan revaklarla çevrilmiş, manolyalar, portakal ve palmiye ağaçlarıyla süslü etkileyici bir avluya geçilir. Ortadaki havuzda Santa Eulalia’nın şehit edildiği yaşı simgelediğine inanılan on üç tane kazdan oluşan minik bir sürü vardır.

Buradan geçilen 9. yüzyıl tarihli Santa Llucia Şapeli ve ana girişte hemen sağda bulunan Lepanto Şapeli görülmeye değer diğer yerlerdir. Lepanto Şapeli’nde bulunan eğik Hz. İsa haçı hem katedralin hem de kentin en kutsal hazinesidir. Rivayete göre Osmanlı ve Haçlı Donanmaları arasındaki İnebahtı Deniz Muharebesi sırasında Osmanlı’nın attığı bir top tam buraya çarpmak üzereyken haç kendisini korumak için hafifçe eğilir. Savaşı kazanan Haçlılar Tanrı’nın bu mucizesine herkesin tanık olabilmesi için haçın eğik durmasını isterler.


Plaça Reial

Meydanı çepeçevre saran palmiye ağaçlarıyla Barselona’nın en tanınan yerlerinden biridir Plaça Reial. Merkezi konumu sayesinde muhtemelen şans eseri bile kolayca bulmak mümkündür çünkü La Rambla üzerinde Liceu metro istasyonundan sahile doğru yürürken bir vahaya açılıyor algısı veren geniş girişiyle hemen solunuzda kalır. 19. yüzyılda yıkılan bir manastırın çevresindeki binaların kamulaştırılmasıyla oluşan bu şık ve büyük meydan yine şehrin genelinde olduğu gibi Gaudi’nin eserleriyle doludur. Ortasındaki Üç Güzeller Çeşmesi ve dört bir yana dağılmış ferforje sokak lambaları sanatçının gençlik yıllarına aittir. Revakların altına meydan boyunca dizilmiş kafe, restoran ve pastanelerde keyifli bir mola verebilir, caz ve flamenko barlarından rezervasyon yaptırabilirsiniz. İzlemesi bile oldukça keyifli olan bu hareketli mekanın kaçınılmaz getirisi olarak hırsızlık konusunda temkinli olmakta yarar var.


Plaça Sant Jaume

Katedralin hemen sağından güney doğuya devam ettiğinizde bu daracık sokak sizi Sant Jaume adlı şirin meydana çıkaracaktır. Meydanın Barselona’nın kalbinde yer aldığının söylenmesinin nedeni konumunun yanında burada karşı karşıya duran Barselona Belediye Binası (Ajuntament) ve Palau de la Generalitat de Catalunya, yani Katalonya Meclis Sarayı’dır. Barselona’nın ünlü İnsan Kulesi Festivali ve devasa figürlerin geçit törenine sahne olan şehrin koruyucu azizi La Merce Festivali gibi birçok etkinliğe ev sahipliği yapar.


Basilica dels Sants Martirs Just i Pastor

Meydanın ortasından yine güney doğuya devam eden yola girdikten sonra ilk solunuza dönün. Sokak kısa bir süre sonra kilisenin önündeki minik meydanla birleşecektir. 10. yüzyıldan kalma bir geleneğe göre kentin en eski kiliselerinden biri olan bazilikanın sunağı önünde vasiyet edilen her şey Katalonya mahkemelerinde geçerli sayılır.


Museu d’Historia de la Ciutat (MUHBA)

Barselona Katedrali’nin arkasından dolaşarak sokak boyunca yürümeye devam ettiğinizde Plaça del Rei adındaki küçük meydana çıkacaksınız. Hemen sağınızda kalacak olan Barselona Kent Müzesi (MUHBA) vaktiniz kalırsa ve tarihe meraklıysanız kaçırmamanız gereken yerlerden biri. Kentin tarihine ait kalıntıların sergilenmesi için yapımına karar verilen binanın temelleri atılırken Roma Dönemi kalıntılarına rastlanır. Bu sayede bugün kalıntılar arasında sokak sokak gezip o günkü hayatı görmek mümkündür. Hala devam edilen kazılarda her geçen gün çıkarılan yeni eserler sergilenmektedir. Pazartesi günleri kapalı olan müzeyi haftanın diğer günleri 10:00 – 19:00 saatleri arasında ve 7€ karşılığı gezebilirsiniz.


Museu Frederic Mares

Yönünüzü yine Barselona Katedrali’ne çevirip, yapının arkasına çıktığınızda sağdaki dar sokaktan girerseniz Frederic Mares Müzesi önünüze çıkacaksınız. Ünlü Katalan heykeltıraşın hayatı boyunca yaptığı eserlerin yanında bir koleksiyoner olarak sahip olduğu çeşitli ikona ve antika eseri de burada görmek mümkün. Müzeyi Pazartesi hariç haftanın diğer günleri 10:00 – 19:00 saatleri arasında ve 4.20€ karşılığı gezebilirsiniz.


 

O son sangriayı içecektik..

Barselona’da Nerede Kalınır? 

Konaklama Barselona için oldukça hassas bir konu. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarının oluşturduğu yüksek sezonda turist yoğunluğu öyle seviyelere çıkıyor ki rezervasyon yaptırmakta geç kalırsanız uygun fiyatlı konaklayabilir miyim diye endişelenmenize gerek bile olmayacaktır. Çünkü kötü ve pahalı da olsa herhangi bir otel bulabilmek gibi çok daha mühim dertlere düşersiniz. Gezmek için sıcaklıkların çok daha uygun olduğu ilkbahar ve sonbahar aylarının da pek sakin geçtiğini söyleyemeyiz. Bu nedenle ağız tadıyla sorunsuz bir tatil geçirmek için otel rezervasyonlarınızı mümkün olduğu kadar erken yapmanızı öneririm. Belli bir tarihe kadar ücretsiz iptal seçeneği sunan internet siteleri sayesinde herhangi bir olumsuzluk yaşayıp seyahatinizi iptal etmek ya da ötelemek durumunda kalırsanız bu şekilde ödeme yapmadan rezervasyonunuzu değiştirme şansına da sahip olursunuz. Devamını Oku “O son sangriayı içecektik..”

Pembe Yalanlar

Barselona’da Ne Kadar Harcanır?

Aslında ne kadar bütçe dostu bir şehir olduğunu söyleyerek başlamak isterdim ancak euro böyle almış başını giderken, siz bu yazıyı okuduğunuzda kim bilir gerçeklikten ne kadar uzaklaşmış oluruz. Maalesef Avrupa’da nereye gidiyor olursanız olun alışmış olduğunuz harcama düzenini bir kenara bırakıp “birim” bazında düşünmezseniz büyük ihtimalle tadınız kaçacaktır. Örneğin İstanbul’da ortalama bir mekanda yediğiniz bir öğüne kişi başı 30 birim ödüyorsanız, gittiğiniz şehirden de aynı birimi beklemeniz daha gerçekçi bir bakış açısı olur. Toplam tutarın her yıl beş yıldızlı otellere gidip ödediğiniz rakamları geçmeyeceğini düşünürsek bu pembe yalanı kendinize söyleyin derim. Konforunuzdan ve diğer lüks tercihlerinizden ödün verdikçe aynı bütçenin yarısıyla bile yeni bir yer gezerek ufkunuzu açmış olabilirsiniz. Devamını Oku “Pembe Yalanlar”

Masal Manzaralı Oda

Prag’da Nerede Kalınır?

Haritalardan da rahatlıkla görebileceğiniz gibi şehir Prag 1, Prag 2, Prag 3 gibi adlandırılan yedi bölgeden oluşuyor. Merkezden kopmayıp her yere yürüme mesafesinde konaklamak istiyorsanız 1 veya 2’de kalmanızı öneririm. İlkbahar ve sonbahar dönemlerinde iki kişilik bir odada gecelik 120-350€ arasında bir tutar ödemeniz gerekecektir. Ancak merkezde kalmayı o kadar da önemsemiyorum derseniz şehirden çok fazla uzaklaşmadan tren garının doğusunda yer alan Prag 3’te konaklayabilir ve aynı dönemde iki kişilik odalarda gecelik 50€’ya kadar bütçenizi düşürebilirsiniz. Devamını Oku “Masal Manzaralı Oda”

Çek Korunasını Seviyoruz

Prag’da Ne Kadar Harcanır?

Önceki yazımda da belirttiğim gibi Çek Cumhuriyeti, Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen kendi para birimi olan Çek korunası (ya da kron) kullanıyor. Bu euronun hiç geçmediği anlamına gelmiyor ancak koruna ile ödeme yaptığınızda çok daha karlı çıkıyorsunuz. Çünkü herhangi bir ürünü euro ile almak istediğinizde aynı ürüne vereceğiniz korunadan daha yüksek bir rakam isteniyor. Üstelik koruna kullanarak yaptığınız ödemelerde “Peki aslında biz şimdi ne kadar ödemiş olduk?” diye düşündüğünüzde Türk lirası hesabı yapmanız çok daha kolay. Tek yapmanız gereken bir sıfır atmak. Biz toplum olarak sıfırlara alışığız ancak olur da minicik bir hediyelik eşyanın 100 koruna olduğunu öğrendiğinizde gözünüz korkarsa aslında 10 lira ödüyor olacağınızı unutmayın. Devamını Oku “Çek Korunasını Seviyoruz”

Merdiven Sorunsalı

Positano’da Nerede Kalınır?

İnternetteki popüler otel rezervasyonu sitelerinden kolayca ulaşabileceğiniz Positano otellerinin yüksek sezonda iki kişilik odalarında gecelik 100€’dan 3200€’ya kadar değişen fiyatlarla konaklayabilirsiniz. Bu konuda dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. Öncelikle coğrafya gereği tesis sayısı kısıtlı olduğu için rezervasyonunuzu önceden yapmanız şart. Son ana bıraktığınızda yer bulma şansınız oldukça düşük olacak, bulduğunuz tesisler ise hem merkeze çok uzak hem de normalde olduğundan daha pahalı olacaktır. Yurt dışında özellikle eski kentlerde “ensuite” olarak adlandırılan odanızın içinde bulunacak özel banyo seçeneğine dikkat etmenizi öneririm. Ama Positano turist konaklaması baz alınarak tepeden tırnağa elden geçmiş bir yer olduğu için bu konuda endişelenmenize gerek yok. Devamını Oku “Merdiven Sorunsalı”

Evet, Azıcık Pahalı

Positano’da Ne Kadar Harcanır?

Daha önce belirttiğim gibi Positano, Amalfi kıyılarının en pahalı kasabası. Yerli halk bile biraz samimiyet dozunu arttırdığınız zaman pahalılıktan yakınıp, bir dahaki sefere Sorrento’yu tercih etmenizi tavsiye ediyorlar. Sorrento, Amalfi kıyılarının başlangıç noktası olduğu için burada çok daha ucuza konaklayıp, kıyı şeridi boyunca toplu taşımayla her yere rahatça ulaşmanız mümkün. Yine de imkanınız varsa mutlaka Positano’da konaklamanızı öneririm. Ne kadar harcayacağınız biraz da sizin ulaşım, konaklama, yeme içme gibi tercihlerinize bakıyor olsa da ekonomik bir tatil geçirmeniz pek mümkün olmayacaktır. Açıkçası böyle bir kaygıyla gitmek tadınızı kaçıracak, çoğu şeyden mahrum kalmanıza yol açacaktır. Özel transferleri tercih edip kendinizi şımartabileceğiniz gibi toplu taşımayı kullanarak, daha uygun plajlara giderek ve yemek alternatiflerini değerlendirerek harcamanızı nispeten kısmanız mümkün. Karşınıza çıkabilecek alternatifleri ilgili alt başlıklarda bulabilirsiniz. Devamını Oku “Evet, Azıcık Pahalı”